gezi parkı olayları için hazırlanan bu videonun 01:32 - 02:02 dakikaları arasında konuşan adam bizon murat, belki tanıyorsunuzdur. yaşanılanları anlatırken gözlerindeki hüznü, konuşurken teklemesi, ve içinde birikmiş öfkeyi nasıl nasıl naif bir şekilde aktardığını görebilirsiniz. hiç alakasız bir yerden bana siya siyabend’i neden sevdiğimin cevabını bu kadar iyi verdiği için minnettarım.

bu videonun profesyonel  çekim olmaması, kahramanın olayın içinde yer alması ve yeterince interaktif olması direnişin geçirgenliğini arttırmakla beraber, olaylara tarafsız bakan ve diğer sözde %50 nin gerçekleri görmesi, düşünmesi ve tartmasına yardımcı olabilecek nitelikte olması herkesin vicdani açıdan rahatlamasına zemin hazırlıyor.

bence bugüne kadar hazırlanmış en etkili video bu.

dipnot: bizon murat, siya siyabend grubunun aslanıdır.

10 ay önce 2 ♥

Olayın giriş kısmını anlatamayacağım çok uzun, ama;

1997 yılının temmuz ayında henüz 11 yaşındayken, Moda’ da bir yerde benim söylediğim bir söze istinaden bir adam kolumdan tutup ” Gençliğinin kıymetini bil, yorabildiğin kadar yor, doldurabildiğin kadar doldur kalbini, yoksa bu ham halinle hiçbir şey üretemezsin, üretemezsen sanatçı olamazsın, üretemezsen yaradılışın boşa gider, allah’ın gücüne gider ” minvalinde sözler etmişti bir adam. O gün bugündür bir sanatçının bana kurduğu en uzun cümle olarak da tarihe geçti bu laflar. Ben onun söylediği her şeye inanmak, güvenmek ve yerine getirmekle yükümlüydüm, çünkü o adam Barış Manço’ydu.
Sene 2011, 2012 ye kalmış bi 12 gün. Ve Barış abi; senin yor dediğin doldur dediğin kalbi, kendimce hiçbir şey üretmeden, üretemeden siktim attım. Yaşayacaklarımı onun içine sığdıracakken, onu yaşamak istediklerime göre şekillendirdim, hacmini genişlettim hunharca. Sonuç olarak; hiçbir şeyden pişman olmayan, kanayan ve halâ tatmin olacağım üretkenlikte olmayan bir kalbim var. Sen yor, doldur derken sanırım ben olayı çok yanlış anladım be abi.

1 yıl önce 4 ♥

1.421 plays

Söz: Fuat Saka, Taxis Simotas
Müzik: Nikos Papazoğlu

Dimitris Miktakidis: Gitar
Panagiotis Koutsouros: Buzuki, Bağlama
Antonis Marakos: Bass Gitar
Alexis Apostolakis: Davul
Fuat Saka: Perküsyon, Bağlama, Ses
Aliki Panousi: Piyano
Klean Antoniou: Elektro Gitar

1 yıl önce 5 ♥

Ben kendisiyle 2007 yılında tanıştım, o günden bu güne gözümün önünde evrildi, sonunda böyle bir şey oldu.
Azis’i mümkünse homofobik bakış açısıyla veya maşizm/feminizm çatısı altında değerlendirmeyin, o kadar derine inmeye gerek yok. Biliyorum zor olacak ama dediğim gibi öyle değerlendirmeyin, izleyin. Bu klibi tespitim dışında tutarak diyorum ki, eğer sahne performanslarını izlerseniz birçok erkek ve kadın sanatçı/şarkıcıdan daha iyi dans ettiğini, sahneyi doldurduğunu ve ister istemez kendini izlettiğini göreceksiniz. Ne olursa olsun onu izleyenleri memnun etmek için çabalıyor, o içgüdüyü suratından bile okuyabiliyorsunuz. He biraz ürkütüyor o ayrı.

Diyeceğim o ki kimileri ” bu ne be şarkıcı mı bu sanatçı mı şimdi ” derse, o zaman hiç düşünmeden sahne sanatçısı veya şovmen olarak azis’i gösterebilirim. Ben sanatçı da derim, şarkıcı da. Sadece bunu demeyenler için alternatif sundum. Dans etmek de sanat, dans ederek şarkı söylemek de. Genlerinde çingenelik var tahminimce, zaten bulgaristan deyince akla geliyor. Oynayış o oynayış, dehşet.

Uzun süredir gece hayatı çatısı altında, kulüp mü, gazino mu, taverna mı ne çeşit bir eğlence alanı diye sorarsanız hepsinde bulundum, hepsi hakkında kıyısından köşesinden geçmişim var aile işletmeleri sebebiyle ve böyle alanlarda biraz alkolden sonra kimse ” aa çok güzel sesi var, notaları tam basıyor hiç detone olmadı bravo vallahi ya ” demiyor, diyemiyor o kafayla. İnsanlar eğlence arıyor, güzel vakit geçirmek istiyor, memnun ayrılmak istiyor.

Onlara kusursuz müzikten çok eğlence, görsellik vadedeceksin. Açıkçası konserler dışında ( kaldı ki bazı müzik tarzlarında da görsel şov önemli artık ) ben sese dikkat etmem, çok önem vermem. Çoğu insanın gece dışarı çıktığında elektronik müzik dinlediğini, kulüp tercih ettiğini düşünürsek onlar da önem vermiyor. Beni eğlendirsin, kulağıma azıcık hoş gelse de olur.
Azis bunun için biçilmiş kaftan, ama kabul ediyorum çok acayip bir kaftan ahah. Tipi göze estetik gelmese de ben onu sahnede izlemeyi seviyorum, tıpkı geçen ay Bursa Suare’ de 3000 kişinin soluksuz eğlenerek sevdiği gibi. Bi ara vikipedia’dan hayatını da okuyun, değişik. Diğer kıvırdığı videoların bazıları da şunlar; çoğu aynı şarkıya denk geldi ama araştırırsanız bulursunuz.  ( http://www.youtube.com/watch?v=CpYn_LwD2gM ) ( http://www.youtube.com/watch?v=szhHvD-zhi4 ) 
( http://www.youtube.com/watch?v=h43LLBEs4io&feature=related )
http://www.youtube.com/watch?v=OragvazlehI&feature=related ) 

1 yıl önce 2 ♥
1 yıl önce 1 ♥

I just filmed a video “Aysun doğdu.” @ Istanbul, Türkiye on #viddy http://www.viddy.com/video/a58f13c0-2900-4741-8495-f9aba720c324

119 plays

Tek olanla çoğul olmak, çoklar içinde tek olmaktan iyidir. Tabi bu nitelikli bir yalnızlık değilse, ama o nitelikli yalnızlıktan daha yeğ benim çoğulluğum. İnsanlar buna ” biz ” der ve benim ” biz ” olduğum bir kadın var, şu dakika itibariyle o kadının doğum günü. O kadın bu yazıyı sizden de sonra okuyacak çünkü ben o sıralar onunla telefonda olacağım ” iyi ki varsın ” demek için, bir senedir her şartta benimle olduğu için.

Eğer geçen koca bir seneyi daha dünmüş gibi hatırlıyorsanız, ne zaman geçti bu kadar zaman diyorsanız, size bunu yaşatan insanın peşinden gidin gençler. 
( benim kadar çok seviyorsanız )


Beni, onunla ilgilendiğim için değil ilgili olduğum için sevdiğini söylemişti, hala söylüyor. Onu tanısanız ilgili olmamanın ne kadar zor olduğunu, bir insanın onun enerjisinin etrafına verdiği neşeye kayıtsız kalmak için birinci sınıf sunta olması gerektiğini anlarsınız. Evet sunta, bildiğin masif. Tabi ben onu etrafına verdiği enerji dolayısıyla sevmiyorum, bir şeyi sadece enerjisinden dolayı sevecek olsam gider duracell tavşanını severim, yel değirmeni severim. 


Onu, sadece beni sevdiği için de sevmiyorum, bunun bencillikten farkı yok ve ben bencil bir insan değilim. Zaten aşk denen şeyin içindeyseniz, aşıksanız doğal olarak hayatınızdan bencillik kavramı çıkıyor. Aşk denen şey diyorum, şey. Bu yaşıma geldim hala aşk deyip iki nokta üst üste koyup standart bir açılım yapamıyorum, okuduğum kitaplarda izlediğim filmlerde ve şahit olduğum durumlara da bakarsak zaten tek bir açıklaması yok bunun, yani benim kabahatim değil bunu açıklayamamak.


Seher. Seher. Seheeer. Seheeeğğğr.
Aa özet geçtim lan. Ahah. 
Evet bazen aşkı böyle özetliyorum.
Kolaya kaçıyorum biliyorum, sadece iki harf ekleyerek dünyanın en karmaşık duygusunu açıklıyorum ama durum bu.
Birkaç saat içinde yüzlerce duyguyu yaşatan bir kadın o. İnanılmaz bir şey ya, vallahi hayret ediyorum. Normal insan bu kadar dalgalanmayı sevmez, istemez. Ya ben heyecan arıyorum ya da aşığım. Ben aşığım, iliklerime kadar da hissediyorum. 


Sadece iki kişinin bildiği sorunlar, içinden çıkılmaz durumlar, dışarıya yansımaması ya da yansıdığında faydası olmayacak durumlarda onu yanımda istiyorum, o hep olsun diyorum. Diliyorum.

Mevzuya gelecek olursak; birinin elinden tutarsın, onun diğer elinde pamuk şeker vardır ve bir yola çıkarsın, yol uzun olsa da yeter ki yanımda olsun, engel mi var yolda? olsun dersin, yanımda olsun da. Sonra uykuya dalarsın, hayal bile olsa bunlar gerçekleşsin diye, sabah bir kalkarsın gerçekleşmiş, adımlarının gölgesine başka gölge değiyor, onun adımlarının gölgesi. Bu bir tercih tabi, o yolda beraber yürümeyi seçmiş, seçtirmiş. Bir gün giderse de, gittiği yolun değil de bensiz attığın adımların a… k…m dersin. (+18) 

İstediğim yanımda olman sevgilim. Sadece bu. 
Zamanında demiştim; bazen az şey istersin, aslında çoktur.
Bu durumda onlardan birisi, sen varsan o şey çoktur. 
İyi ki doğdun sevgilim, iyi ki doğdun tosunum. 
2012 - 25 Temmuz’ un üstüne bir 2012 tane daha 25 Temmuz yaşamak dileğiyle.
Isırdım. 
 

1 yıl önce 3 ♥
İstanbul, izmir(sakız), bitez dondurmacısı dahil türkiye’de sayamayacağım kadar dondurma yedim, burası kadar iyisi yok. Abuk subuk soslar fındık fıstık ile dondurmanın tadını da baltalamıyorlar, meyveler taze ve hemen yanındaki yerde dondurma yapılırken izleyebilirsiniz de. Cremaria milano’ymuş, l’era fresca’ymış, gilolitti’ymiş çok suni ve fabrikasyon kalıyor bunun yanında. #mua #gelato #icecream #italianicecream #yenikoy #today #igers (Taken with Instagram at Mua Gelatieri d’Italia)

İstanbul, izmir(sakız), bitez dondurmacısı dahil türkiye’de sayamayacağım kadar dondurma yedim, burası kadar iyisi yok. Abuk subuk soslar fındık fıstık ile dondurmanın tadını da baltalamıyorlar, meyveler taze ve hemen yanındaki yerde dondurma yapılırken izleyebilirsiniz de. Cremaria milano’ymuş, l’era fresca’ymış, gilolitti’ymiş çok suni ve fabrikasyon kalıyor bunun yanında. #mua #gelato #icecream #italianicecream #yenikoy #today #igers (Taken with Instagram at Mua Gelatieri d’Italia)

İyi ki doğdum. 

1 2 3 4 5