Bu burada dursun.
I just filmed a video “Doğum Günü Manifestom.” @ We bar on #viddy http://viddy.it/I0a8Dg
Vapur Falan. @yanlisanlama besiktas kadikoy vapuru on http://viddy.it/I07Kws
Uzatmadan mevzuya giriyorum; Bitlis’teki bir ilköğretim okulu’nda sınıf öğretmenliği yapmaya başlayan genç bir arkadaşımızın bulunduğu okulda ders, okuma kitabı ve kırtasiye malzemelerine ihtiyacı var. Twitter’daki toplumsal yardım kampanyalarının daha evvel istismar edilmesinden dolayı bu…
Dün akşam, Taksim Elite World Hotel’in davetlisi olarak birkaç arkadaşımla beraber, 27 şubat - 17 mart arasında düzenledikleri Osmanlı Mutfağı’ nın en seçkin yemeklerini tatmak için masada yerimizi aldık. Çok sıcak bir karşılamadan sonra, Osmanlı Mutfağı’nın en nadide örneklerinin bulunduğu mönüden zor da olsa herkes seçimini yaptı. Ben daha önce tatmadığım ve masadaki arkadaşlarımın da tavsiyesiyle Piruhi, yanına gül yapraklı salata ve bir kadeh Ancyra kırmızı şarap siparişimi verip beklemeye koyuldum. Piruhi; bir nevi peynirli mantı. Peynir olarak tulum peynirinin seçildiği, iç malzeme olarak bir takım otların da konulduğu ve bunun yanı sıra hazırlanışı bir hayli zahmetli ve malzemesi bol olan bir osmanlı yemeği. Aynı zamanda ünlü F1 pilotu Michael Schumacher’in de Türkiye’ de kaldığı zamanlarda tercih ettiği bir yemektir piruhi.
Beklenen an geldi ve elite world hotel’in son derece güleryüzlü personellerinden biri o ihtişamlı tabağı önüme koydu ve boş bir halde önümden alması 2 dakikayı bulmadı. Çünkü bir hamur işi yemeğin bu kadar hafif ve iştah açıcı olması nefsimi yendi ve etrafımdaki hiçbir şeyle ilgilenmeden piruhi’ye odaklandım. Kesinlikle denenmesi gereken, eğer kilonuz ve tansiyonunuz el veriyorsa iki tabak üst üste bile yenebilecek hafiflikte ve lezzette bir yemek. Zaten yemeklerimiz bittikten sonra, Elite World Hotel’in mutfağından sorumlu olan Mete Bey masamızı ziyaret edip, memnun kalıp kalmadığımızı sorduğu sırada da piruhi’yi övmeden geçemedi. Halkla ilişkiler müdüresi ve Mete Bey’in masamızı ziyaretinden hemen sonra, içinde kabak tatlısı, cevizli baklava, incir tatlısı ve şekerpare tatlısının olduğu iki şık sunumlu tepsi ve tercihimize göre türk kahvelerimiz masaya geldi, onları da tatlı sohbet ve afiyetle yedikten sonra, cuma günü yapılacak olan jazz gecesine de davet edildik. Kısacası son derece huzurlu, afiyet dolu bir akşam geçirdik. Bize bunu sağlayan Taksim Elite World Hotel ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. Eğer siz de böyle bir akşam geçirmek ve her yerde yiyemeyeceğiniz bu lezzetli osmanlı yemeklerini tatmak istiyorsanız son gün 17 mart, kaçırmayın. Ayrıntılı bilgi için ; http://eliteworldhotel.com.tr/osmanli-mutfaginin-sakli-lezzetleri—elite-world-istanbulda-meraklilarini-bekliyor.aspx?pageID=94&nID=1746&fb_source=message
Olayın giriş kısmını anlatamayacağım çok uzun, ama;
1997 yılının temmuz ayında henüz 11 yaşındayken, Moda’ da bir yerde benim söylediğim bir söze istinaden bir adam kolumdan tutup ” Gençliğinin kıymetini bil, yorabildiğin kadar yor, doldurabildiğin kadar doldur kalbini, yoksa bu ham halinle hiçbir şey üretemezsin, üretemezsen sanatçı olamazsın, üretemezsen yaradılışın boşa gider, allah’ın gücüne gider ” minvalinde sözler etmişti bir adam. Ben onun söylediği her şeye inanmak, güvenmek ve yerine getirmekle yükümlüydüm, çünkü o adam Barış Manço idi.
Sene 2011, 2012 ye kalmış bi 12 gün. Ve Barış abi; senin yor dediğin, doldur dediğin kalbi, kendimce hiçbir şey üretmeden, üretemeden siktim attım. Yaşayacaklarımı onun içine sığdıracakken, onu; yaşamak istediklerime göre şekillendirdim, hacmini genişlettim hunharca. Sonuç olarak; hiçbir şeyden pişman olmayan, kanayan ve hala tatmin olacağım üretkenlikte olmayan bir kalbim var. Sen yor, doldur derken sanırım ben olayı çok yanlış anladım be Barış Abi.
Taken with Instagram at Yeniköy Sahilyolu
Taken with Instagram at Barber shop
Enlemesine yüzsem ya boğazı. (Taken with Instagram at Göze Teras Cafe)
Güneş batarken izin istedi, dedim ” bat “. Lakin kafam güzeldi. (Taken with Instagram at İzmir/Çeşme)



